14 Haziran 2010 Pazartesi

1 Haziran 2010 Salı

Van Minut- Bir Dakika!

Not: Bu yazı Başbakan Erdoğan'ın 'One Minute' çıkışı sonrasında yazılmıştı. Görünen o ki değişen birşe yok!

Geçenlerde Samsun Site Camii altında 'Filistin'e Destek' kampanyası için düzenlenen kermes vardı. Hemen daldım içeri çok sevdiğim yiyeceklerden keşkek tabağı aldım. Kaşığı tam ağzıma götürüyordum ki; duvardaki fotoğraflarda, parçalanmış, cansız bedenleriyle yatan kara kara insanları gördüm, çocukları gördüm... Lokmalar boğazıma takıldı. Her insanın kalbini acıtacak görüntülerdi.

Filistin halkı ne kadar çaresizse yazık ki biz de o kadar çaresizdik bunu hissettim. Birşey daha hissettim. Filistinli bir çocuğun "küçük çocukları küçük mermilerle mi vuruyorlar anne" işte bu söz İsrail mermilerinden daha çok acıttı!

İslam ülkelerinin durumunu anlatmak için Fethullah Gülen Hocaefendi'nin şu sözünü hatırlatmak yerinde olacaktır: "İslam ülkeleri diye bir şey yoktur. Müslümanların yaşadığı topraklar vardır."

Ben bu Arap ülkelerinin suskunluğundan bir şey anladıysam "arap olayım", olayım da İsrail'e bir tepki vermeyeyim!

Onlar öyle de ya içimizdeki İsrai'i üzmeden Filistin yazısı yazan 'edebi anarşistler'den Oray Eğin ve Engin Ardıç'a ne demeli? Sırf anti-semitizm korkusundan zalime ve zulme kalemle de olsa karşı duramayacak mıyız? Ölen çocuklar aşkına… İnsanlık adına…

"Yahudilerin hepsini öldürmediğim için bir gün bana kızacaksınız" Adolf Hitler'in bu sözlerine katılmak mümkün değil elbette. Şayet intikam alacaklarsa bunu Alman Nazilerden almaları gerekmiyor mu?

Çin Lideri Mao yıllar önce "İsrail'in nüfusu ne kadar?" diye sormuş. 2,5 milyon cevabını alınca Mao "Hangi otelde kalıyorlar?" demiş . Şimdi nüfusları 7 milyon ama 7 milyarlık dünyaya meydan okuyorlar. Asıl sorulması gereken bu gücü nerden alıyor? Amerika'dan mı? Zannetmiyorum. Bizim güçsüzlüğümüzden, korkaklığımızdan olmasın sakın.

Ateş henüz sönmemiş

Uzağa gitmiş olamazlar

Haydutların izini süren şerif ve arkadaşlarının söylediği western filmlerinden bir replikdi bu. Evet ateş henüz sönmemiş, sönecek gibi de değil. Evet İsrail'in haydutları uzağa gitmiş olamazlar. Ama peşlerinden gidecek ne bir şerif var ne de kasaba halkı... Sanki üzerlerine ölü toprağı serpilmiş!

Bir Venezuella Devlet Başkanı Hugo Chavez (ki İsrail Büyükelçisini ülkesinden kovmuştu). Bir Yıldız Tilbe; canlı yayında bir tepki gösterişi vardı, o cüsseyle bu ses ondan mı çıkıyor demekten kendimi alamadım. Ve bir de Başbakanımız Erdoğan. Tam sözün bittiği yerdeyken ne olduysa o siyaset literatürüne girecek sözü söylüyor: One minute (van minüt) işte o bir dakika uzun vadede Ortadoğu'da tüm dengeleri değiştirecek. O bir dakika hem BM Genel Sekreteri Moon'a, hem Arap Birliği Genel sekreteri Amr Musa'ya, hem İsrail Devlet Başkanı Peres'e, hem de bütün Dünyaya ders vermiştir.

Siyasi görüşü ne olursa olsun Başbakan Eroğan'ın bu haklı tavrını görmezden gelenlerin ben samimiyetinden şüphe ederim. Çarşaf kadar imparatorluktan, mendil kadar bir toprakta yaşamak zorunda bırakılan bir milletin kendine gelmesidir bu çıkış. İsrail'e secde eden tüm liderlere ve ülkelerine ithaf olunur.

"Bir çığlık bir çığ meydana getirir!" demişti Soljenitsin. O çığlık Davos'ta bir çığ meydana getirmiştir. Tüm zalimler üzerine düşecektir. Kısa vadede kazanıyor görünenler uzun vadede kaybedenler olacaktır. Herkesin bir hesabı varsa Allah(c.c)'ın da bir hesabı vardır.

Filistinli o çocuğun annesine sorduğu sorunun cevabını kim verecek; "Anne küçük çocukları küçük mermilerle mi öldürüyorlar?"
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...