30 Nisan 2011 Cumartesi

Günün Sözü


Katlanma alanı dışındayızdır bazen
Kapsama alanı içinde olduklarımızla!

20 Nisan 2011 Çarşamba

Günün Sözü

Önceleri ince belli çay bardağı gibiyken
zamanla su bardağına dönüşüyor kadınlar!

15 Nisan 2011 Cuma

Günün Sözü

Masa örtüsü gibiyim.
Kirlendikçe yıkanan yıkandıkça sana çeken!

10 Nisan 2011 Pazar

Çekirge - Usta Diyalogları - 10

Çekirge- Öncelikle mesleğinizi öğrenebilir miyiz?
Usta- Düşler aleminde gece bekçisiyim!

Ç- Dinlediğiniz bir sanatçı var mı?
U- Kahtalı Mıçe!

Ç- Peki günlük tutar mısınız?
U-“ Ezginin günlüğü” nü tutuyorum!

Ç- Hiç sarhoş oldunuz mu?
U- Birkaç kez zafer sarhoşluğu yaşadım!

Ç- Hayata dair düşünceleriniz neler?
U- Kafam öyle boş şeylerle dolu ki!

Ç- Hayatta başardığınız bir şeyler var mı?
U- Maalesef yok. Her başarı bedel istiyor!

Ç- Askerliği nerede yaptınız?
U- Erzurum’da bahriye askeriydim!

Ç- Nelerle uğraşıyorsunuz? Yeni bir kitap çalışması var mı?
U-“ Atlara su veriyorum. Daha bir seviyorum dağları!”

Ç- Kızdığınızda nasıl bir tepki verirsiniz?
U- Hadi oradan sidikli derim!

Ç- Şimdiki gençleri nasıl buluyorsunuz?
U- Daha kalın, daha kaba ve daha öfkeli!

Ç- Soğukla aranız nasıl?
U- Ben üşümüyorum ama bazen bilgisayarım donuyor!

Ç- Hayvan sever misiniz?
U- Balık hayvanını severim!

Ç- Kimseye kötülük yaptınız mı?
U- Bana iyilik yapan olmadı ki insanlara niye kötülük yapayım!

Ç- Bugünlerde çok düşüncelisiniz? Benim borçları düşünmenize gerek yok usta!
U- Bir haftanın içine ne kadar Perşembe koyacağım, onu düşünüyordum!

6 Nisan 2011 Çarşamba

Günün Sözü


Herkesten akıl alacak kadar ancak akıllıyım!

5 Nisan 2011 Salı

Günün Sözü

Ormanı kibritle korkutmak kolay.
Zor olan bir nefeslik oksijen üretebilmek!

1 Nisan 2011 Cuma

Günün Sözü

Nükleer enerjide kampanyamız bu ay başladı.
"İnsan sonu"na kadar devam edecek!

26 Mart 2011 Cumartesi


Bir çalar saatim masaüstünde
kırmadan kur beni zamana!

6 Mart 2011 Pazar

Derelerin Kardeşliği!


Dere kardeş annemler evde yok bize yatıya gelsene.
Olur. Peki nerde yatacağız?
Bizim dere yatağı var orda yatarız.
Ama biz kardeş değilmiyiz?
O kardeşlik başka Halkların Kardeşliği gibi düşün.
He anladım.
Devrim nikahı yaparız sorun olmaz!

Derelerin kardeşliği tabirini ilk duyduğum zaman koptuğumun resmiydi. Pes artık dedim. Devrimci çevreciler aşmış kendini. Sosyalist hizmetler müdürlüğü gibi çalışyor. Cumhuriyet mitinglerinde umduğunu bulamayan "Ulusolcu" çevreler kendini dağa bayıra vurmuş anlaşılan. Sanırsınız ki bütün dereler solcu! Solcu solcu akıyor!

Dağların kardeşliği, düz ovaların kardeşliği, yamaçların kardeşliği, ormanların kardeşliği. kardeş kardeş yaşayıp gidiyorlar anlaşılan.
Gölüme dokunma. Bak ama dokunma. Dokun ama öpme. Öp ama...
Hidro Elektrik santralı (HES) kardeşliği ne yana düşer usta? HES doğrusu!
Dere kardeş sen HES'lettirecek misin? Ben HES'lettirmem kendimi. İyi de sen HES'lettirmesen ben HES'lettirmesem karanlıklar nasıl çıkar aydınlığa. Bulgaristan'dan elektrik almak daha mı iyi? Alalım nede olsa eski yoldaşlar! Peki İran? İran'dan da mı elektrik alıyoruz? İran'mıyorum! İran! İran! Sular akar Türkler bakar öyle mi olsun? Ömrünü sallanan bir ampulün altında değilde avizenin altında geçir; internetin kesilmesin, beyazeşyalar tıkır tıkır çalışsın, televizyonun çalışsın. Caddeler yollar şehir pırıl pırıl olsun. Herşey dört dörtlük olsun. Ama HES olmasın. Zamanında Keban için miydi hani bu kadar büyük baraja ne lüzüm var elektriği toprağamı vereceğiz demişti ataları. Yine de Ben HES mes yaptırmam üstüme diyorsan. Hestir git! Sonuçta; ağaç ta, suda da, dere de, orman da, HES de insan için var!

Dere kardeş senin debin kaç? Debini bulabildin mi?
Yok bulamadım!
Ben de bulamadım. Bu zamana kadar kimse debi'ni bulamadı zaten! Debin kadar konuş!

Dere nehire demiş ki; senin boynun niye böyle kalın ve eğri böğrü? Nehirde kendi alüvyonumu kendim taşıdığım için demiş.

Biz Seyhun ve Ceyhun çok uzaklardan geldik; çocuklarımızı arıyoruz evden kaçtılar Seyhan ve Ceyhan. Onları gördünüz mü? Biz gördük onları Devrim Arabalarına binip Akdeniz sahillerine akıyorlar şimdi.
Yoldaş dere biz ne zaman devrimlere akacağız? Yeşilırmak kızıl akınca... Şimdi parkanı giy üşütme!

Kızılırmak solcuları, Yeşilırmak İslamcıları, Sakarya'da milliyetçileri mi temsil ediyor? Kapitalistlerin uydurması o. Dereleri siyasete alet etmesek. Birde Tersakan var onu nereye koyacağız?
Benim büyük büyük dedemin adı Ganj'mış. Şimdi emekli oldu. Torunlara bakıyor çimdiriyor onları birkaç kütük mütük ne varsa harçlık veriyor ceplerine. Bende büyüyünce Ganj olacağım! İndra Gandhileri çimdireceğim!

Dere kardeş gel seninle kardeş dere olalım, kardeş şehir gibi hani.
Olur, nerden hangi dere? Johndere deme sakın! Yok, Ankara Bendderesi!
Ben almayayım!
Çok dolaşan dere denize pislik taşır!

Küçük menderes Büyük Menderese demiş ki; abi gel biz de seninle kardeş olalım. Biz seninle zaten kardeşiz demiş abi. Küçük Menderes susmuş.

Dereyi gördüm. Hadi paçaları sıvayalım.

28 Şubat 2011 Pazartesi

Çekirge Usta diyalogları - 9

Çekirge-Merhaba nasılsın Usta?
Usta- Mahvolmaya devam ediyoruz Çekirge!

Ç- Öncelikle mesleğinizi öğrenebilir miyiz?
U- Uyuma ustasıyım!

Ç- Kendinizi nasıl tanımlarsınız?
U- Çok bulunur Hint kumaşıyım!

Ç- Boş zamanlarınızda neler yapıyorsunuz?
U- Efendilik yapıyorum. Serserileri toplayıp onları "efendi" yapıyorum!

Ç- Gelecekte neler yapmayı planlıyorsunuz?
U- Takımdan ayrı düz koşu yapacağım!

Ç- Bugünlerde pek görünmüyorsunuz?
U- Soğuktan donmasınlar diye ortalıkta başı boş dolaşan yaşlıları belediye topladığı için evde oturuyorum.

Ç- Peki evde neler yapıyorsunuz?
U- Kusura bakıyorum! Kimse bakmayınca mecburen.

Ç- Bir hayaliniz var mı?
U- Saathane meydanında amele olmak vardı diyorum!

Ç- Hayatınızdan memnun musunuz?
U- Bindik bir alamete gidiyoruz kıyamete durumu!

Ç- Amerikan kültürünün etkileri konusunda gençleri uyaracak mısınız?
U- Hey dostum neden söz ettiğini bilmiyorum!

Ç- Merak ettiğiniz bir konu var mı?
U- Ölen bazı insanların şeytanları nerede şimdi?

Ç- Uçaklar ne yer Usta?
U- Uçak yemi Çekirge!

Ç- Boşanmalar arttı, evlilik müessesi tehlikede mi?
U- Düğün salonlarında çalan müziğe bakar mısınız; Hastalıkta, sağlıkta ve çapkınlıkta...

Ç- Hayatta değer verdiğiniz birşeyler var mı?
U- Yangında ilk kurtarılacak bazı fikirlerim var!

Ç- Günümüzde insanlarda utanma duygusu azaldı diyorlar.
U- Utançımız bikini kadar olunca vücudu kapatmaya yetmiyor maalesef!

27 Şubat 2011 Pazar

Çekirge - Usta Diyalogları 16

Çekirge- Merhaba usta neler yapıyorsunuz?
Usta- Cahilliğin elinden tuttum. Okula götürüyorum!

Ç- Şu an neredesiniz peki?
U- Göğe bakma durağında otobüs bekliyoruz, Turgut Uyar'la!

Ç- Sizce İslamiyet'te şans diye bir şey var mıdır?

U- Yalnızca Sekülerizmin “kader”idir şans!

Ç- Peki dünyada ne işiniz var?

U- “Söz vermiştik” almaya geldik!

Ç- Söz verip sözünüzde durur musunuz?

U- Ancak yapamayacağıma söz veririm!

Ç- Nerede oturuyorsunuz?

U- Kaba etimin üzerinde!

Ç- Müteahhitlerin en sevdiği atasözü sizce hangisi olabilir?

U- “Eskiden buralar dutluktu!”

Ç- Depremde yıkılan çürük binalar nasıl yapılmış olabilir?

U- Sanırım kalıbına tükürerek yapılıyor çekirge!

Ç- İşleriniz nasıl?

U- Karman çorman!

Ç- Herhangi bir derneğe üye misiniz?

U- Görgüsüz yapamayanlar derneğine üyeliğim var!

Ç- Hayatta merak ettiğiniz bir şey var mı?

U- Dağa fare doğurtan ebeyi merak ediyorum!

Ç- Hayattaki bunca insanların çabaları neye benziyor böyle?

U- Kovayı sütle dolduracağım diye ineğin memelerini sıkıp durmaya benziyor!

Ç- Sizi gülümseten bir şey oldu mu?

U- Adam diyor ki; “Kumandaya TV satılır!”

Ç- En son nerede boyun eğdiniz?

U- Bürokrasi hazretlerinin önünde!

Ç- Gençlere bir öğüdünüz olacak mı?

U- Ellerini çabuk tutsunlar, öncelikle kendi ellerini!

Ç- Kitap okur musunuz?

U- Ben kitap okumam, yazarım!

Ç- En beğenmediğiniz çift?

U- Merkel-Sarkozy!

Ç- En sevdiğiniz çift?

U- Düşeş!

Ç- Cübbeli Ahmet Hoca için ne diyeceksiniz?

U- El üstünde tutulan insanlar dikkat etmeli o ellerin parmaklarının da olduğunu!

Ç- Seyahat sever misiniz?

U- Ben en çok ölümden sonraki yolculuğu merak ediyorum. Hangi şehirlere uğracağız!

Ç- Hobileriniz?

U- Koli bandının ucunu bulmaya çalışmak!

Ç- Kişisel gelişimciler den öğrendiğiniz en önemli figür ?

U- Ciguli gibi sürekli gülümsemek!

Ç- Yanıyoruz galiba usta, yanık kokusu alıyorum.

U- Bağrım yanık çekirge bağrım yanık!

17 Aralık 2010 Cuma


Hayatımın her yanı dolu. Yalnız kalbimdeki SEN'lik boş!

16 Aralık 2010 Perşembe

Günün Sözü


Şiir taşıdığım için silah taşımıyorum!

15 Aralık 2010 Çarşamba

Günün Sözü


Benim dünyam farklı, bende "yar çekimi" var!

13 Aralık 2010 Pazartesi

Çekirge- Usta Diyalogları - 8

Çekirge- Usta öncelikle memleketinizi öğrenebilir miyiz?
Usta- Ölü öküz kasabasından!

Ç- Peki nerede yaşıyorsunuz?
U- Aşk/entte yaşıyorum!

Ç- Mesleğinizi öğrenebilir miyiz?
U- Can pazarında seyyarım!

Ç- Keyif?
U- Uzun zamandır uğramıyor!

Ç- Günleriniz nasıl geçiyor?
U- Hiç ölmeyecek gibi dünyaya, yarın ölecekmiş gibi yine dünyaya çalışıyorum!

Ç- Yurtdışında kaldınız mı hiç?
U- Kalmadım gülüp geçtim sadece.

Ç- Size Sadem diyebilir miyim?
U- Adem’i tercih ederim.

Ç- En sevdiğiniz sebze?
U- Omurilik soğanı!

Ç- Beslediğiniz bir hayvan var mı?
U- Talih kuşu besliyorum!

Ç- Birine kızdığınızda nasıl tepki verirsiniz?
U- “Behni kafa” derim!

Ç- En son okuduğunuz kitap?
U- Haliçten Gazel Okuyan Simonlar!

Ç- Camilere yardımda size hangi sözler etkili oluyor?
U- Yaşlı bir amcanın: “Ne verirsen elinle o gelir seninle” veciz sözü.

Ç- Hobileriniz nelerdir?
U- Malazlar kibritini elimle çevirmek!

Ç- “Bırakın hayatınız altüst olsun. Altının üstünden daha iyi olmadığı ne malum” sözü hakkında ne diyeceksiniz?
U- Bu kişisel gelişim şeysini ben bir kez denedim. Altının daha iyi olmadığını gördüm.

Ç- Şu yaşadığımız çağa hangi adı verebiliriz?
U- Kendine yontma taş devrinden, otoriteyi cilalama taş devrine geçtik!

Ç- Ölünce hangi mezarlıkta yatacaksın?
U- Kırık kalpler mezarlığında!

3 Aralık 2010 Cuma

Günün Sözü


Siyahın üzerine düşen beyaz ancak 'leke' olur!

2 Aralık 2010 Perşembe

Günün Sözü


Wikileaks, kral çıplak dedi. Muhatapları giydirmeye çalışıyor!

1 Aralık 2010 Çarşamba

Günün Sözü



Bir şans daha yok mu bardağı taşıran son damlaya?

30 Kasım 2010 Salı

Çekirge – Usta Diyalogları-7

Çekirge- Usta öncelikle mesleğinizi öğrenebilir miyiz?
Usta- Kaptanlık yapıyorum. Lafla peynir gemisini yüzdürüyorum!

Ç- Peki bu sene kurbanınızı nereden aldınız?
U- Dingo’nun ahırından!

Ç- Hangi sosyal sorumluluk projesinde yer aldınız?
U- “Anne beni lokuma gönder” projesinde!

Ç- Müzikle aranız nasıl?
U- 20’lik dişim çıkalı epey oldu ama henüz bir ‘müzik kulağım’ yok!

Ç- 10 Kasımda ne yaptınız?
U- O mahur beste çalarken, Müjgan’la biz ağlaşırdık!

Ç- Farz edin ki ıssız bir adadasınız. Yanınıza üç şey alsaydınız bu ne olurdu?
U- Üç tas hoş has kayısı hoşafı!

Ç- Çaresiz kaldığınızda ne yaparsınız?
U- Mayıl mayıl bakarım!

Ç- Ayda kaç lira kazanıyorsunuz?
U- Ay’ da yerçekimi olmadığı için biraz düşük tabiî ki!

Ç- Boş zamanlarınızda kitap okuyorsunuz dur herhalde?
U- Hayır tabi ki, doğmamış çocuğa don biçiyorum!

Ç- Devletten bir isteğiniz var mı?
U- Gölge etmesin başka bir şey istemem!

Ç- Hoşlanmadığınız renk var mı?
U- Ecevit mavisi!

Ç- Kızdığınızda ne dersiniz?
U- ‘Kemsük ağızlı’ derim!

Ç- Peki cesaretiniz var mı, cesur musunuz?
U- Cahiller cesur olurmuş. Ben genelde tırsağımdır!

Ç- İçinde bulunduğumuz durum size acı veriyor mu?
U- Vermez mi ‘acı’ çok cömerttir, elinde olduğunda esirgemiyor!

Ç- Okula gittiniz mi, tahsiliniz?
U- Ben okula bütün organlarımı götürmüyordum.‘Ayaklarımı götürüyordum kafamı değil’

Ç- Dostunuz sizin kalbinizi kıracak laf ederse?
U- Onun lafını kaldırabilirim. Çünkü vitamin kullanıyorum!

29 Kasım 2010 Pazartesi

Günün Sözü


Mahkemenin kelepçeli kararını açıklıyorum; Kalbim gerekçesiz olarak O'na kelepçelenmiş!

28 Kasım 2010 Pazar

Günün Sözü



Hiçbir çaba, bizi başkasının hayallerine ulaştırmaz.

27 Kasım 2010 Cumartesi

Günün Sözü



Kendini ip gibi doğru görürsen,
düğüm atmaya hazır birilerinin de olduğunu unutma!

26 Kasım 2010 Cuma

Günün Sözü

Aldatmanın dayanılmaz hafifliğine Acun Ilıcalı da kapıldı...
Evlilik konusunda "yeteneksizsin" Acun!

25 Kasım 2010 Perşembe

Günün Sözü



Bakmayın siz denizlerin doldurulduğuna,
Dünya her geçen gün biraz daha küçülüyor!

18 Kasım 2010 Perşembe

Çekirge-Usta Diyalogları - 6

Çekirge- Öncelikle mesleğinizi öğrenebilir miyiz?
Usta- Araştırıcı ve karıştırıcı yazar!

Ç- Nerde yaşamak isterdiniz?
U- Çok demokrat(!) olduğu için, Demokratik Kongo Cumhuriyetinde!

Ç- Issız bir adaya düşseniz yanınızda olmasını istediğiniz 3 şey ne olabilir?
U- Failün, failatün ve mefailün!

Ç- Nereyi bitirdiniz, tahsiliniz?
U- Mahalle Mektebini!

Ç- O köprüde ki Ayı akrabanız mı?
U- Yok, sadece köprüden geçene kadar “dayı” diyorum!

Ç- Boş zamanlarınızda neler yaparsınız?
U- Fakiriz biz, fakirlik yapıyoruz!

Ç- En son seyrettiğiniz dizi?
U- Kuşlar vadisi- Kışı!

Ç- Beğendiğiniz meyveler var mı?
U- Kara üzümün özellikle habbesini çok severim!

Ç- Soda?
U- Soda mı, biz yemek mi yiyoruz ki üzerine soda içelim!

Ç- Cem Yılmaz filmlerine gülmediğinizi biliyoruz?
U- Gülmez miyim hem de “Oturma grubumla” gülüyorum!

Ç- En sevdiğiniz “Atasözü” hangisi?
U- “Cem Uzan üstünü örteceğim!”

Ç- Avrupa Birliğini en çok neden istiyorsunuz?
U- Brüksel Lahanası için!

Ç- Düşmanınız var mı?
U- Yok. Sadece kendimle küsüm!

Ç- Sizin dolmuş hattı hangi hatta çalışıyor?
U- Fay hattında!

Ç- Sosyal sorumluluk projelerinde yer aldınız mı?
U- Yarasaların gözlerini tedavi ettirme merkezinde çalıştım!

Ç- Hiç hasta oldunuz mu?
U- Bir ara amudi fikaranın bariz inhina ile mütefarik hareketsizliğini yaşadım.

Ç- Hangi tür işte uzmanlığınız var?
U- Genelde estek köstek işlerinde!

Ç- Bu sözleri yazarak akıllı mı olduğunuzu iddia ediyorsunuz?
U- Yok öyle bir şey ben en son aklımı peynir ekmekle yedim.

Ç- Soğukla aranız nasıl?
U- Hiç iyi değil, dikenlerimi tüy tüy yapıyor!

Ç- Öfkelendiğinizde nasıl küfür edersiniz?
U- “Avu ye” derim!

Ç- Kitap okur musunuz?
U- Ben genelde “maval”okurum!

10 Kasım 2010 Çarşamba

Günün Sözü


En çok istismar edilen bir lidere mezarlık ziyaretinde bulunurlar
"en az" istismar edenler!

Günün Sözü

"Put olduğumda kır beni" her 10 Kasım'larda!

2 Kasım 2010 Salı

Günün Sözü

Foto: Ayhan Demircioğlu

Dik başıyla dağlar yerlerde sürünürken,
bütün yumuşaklığıyla bulutlar
gökyüzünde dolaşır...


Günün Sözü

Cumhuriyet resepsiyonlarına, üniversiteye ve kamuya giremeyen başörtülüler, bundan böyle Kemalettin Kamu'ya gidecekler !

Günün Sözü





Sahip olduğun tek çekiç,
laiklik ise
herkesi başörtülü görürsün!

Geniş Aile

Aydın Çölaşan
Emin Özkök
Ertuğrul Doğan
Bekir Ekşi
Oktay Coşkun

Sana Mutlu aile....

26 Ekim 2010 Salı

Derin Devlet Tatlısı

İlk önce
Bir miktar kutsalından
Vergilendirilmiş kazanç alınır.
On adet ahiret sorusu…
İki adet başörtülü üniversiteli alınıp
İkna odalarında bir müddet bekletilir.
İki adet soyulmamış banka alınır,
İçi bir güzel boşaltılır.
İçine katsayı mağdurları ve yaşzedeleri
Doldurulur.
Hepsi bir tencerede
Kısık ateşte bir müddet bekletilir.
Pişman olanlar soğumaya bırakılır.
Sonra
Gizli servis eşliğinde servis edilir.

Afiyet olsun.


19 Ekim 2010 Salı

GİT- ME!


Git hadi
İstediğin zaman git.
Git tabi
…
Dur!
Gitme!
Git ama…
Şimdi gitme!
Biraz daha kal.
Hatta,
Gitmesen
Git ama…
E git bari.
Baksana
Yağmurda nasıl yağıyor sessiz
Nasılda yağıyor sensiz
Önceden böyle mi yağardı?
Hiç dikkat etmemişim.
Tamam git
Git ama…
Şimdi gitme!
Bir nefeslik kal!
Yok yok bin nefeslik olsun
Bin nefes kaç gün eder?
Yetmez ki!
Bin bir olsun
Git ama…

17 Ekim 2010 Pazar

ÇEKİRGE-USTA DİYALOGLARI 5

Çekirge- Öncelikle mesleğinizi öğrenebilir miyiz?
Usta- Kürek operatörüyüm!(Amele)

Ç- Son günlerde ki ruh halinizi öğrenebilir miyiz usta?
U- Mısır ununa bulanmış balık gibiyim, kızartılmayı bekleyen!

Ç- Hayatta hiç başarılı bir iş yaptınız mı?
U- Hayır tabi ki. Ben ‘Erken Kaybedenler’ denim.

Ç- Sizce başörtüsü sorunu çözülür mü?

U- Çözünür!

Ç- Yerin 700m altına inseydiniz yanınıza alacağınız üç şey ne olurdu?

U- Yanıma değil ama geride beni yerin dibinde de olsa bulacak dostlarımın olmasını isterdim.

Ç- Taşrada yaşamak nasıl bir duygu sizce?
U- En kötü yanı gazetelerin taşra baskılarını okumak durumunda olmam.

Ç- Gaziantep’te ne işiniz vardı?
U- Fıstıkların peşine gitmiştim. Antep fıstıklarının!

Ç- T-short giymeyi seviyor musunuz?
U- Ben değil, Seven Hill.

Ç- Memedalibey’in ‘mum söndü’ gafını izleyebildin mi?
U- Yok. Tam o sırada elektrikler söndü.

Ç- İtle mi dalaşırdınız yoksa çalıyı mı dolaşırdınız?

U- Çalıyı dolaşmayı tercih ederdim.

Ç- Sizce mahalle baskısı var mı?

U- Şimdi yaşadığım muhit kalburüstü zenginlerin olduğu bir yer, hele yazın kaldırıma park etmiş Bemeve’lerin, Mercedes’lerin lastiklerine sürtünerek eve geçmek zorunda kalıyoruz. Üzerimde büyük bir baskı var anlayacağınız.

Ç- En çok sevdiğiniz bitki türü?

U- Kökünü severim, özellikle zıkkımın!

Ç- Üzerinde çalıştığınız bir konu var mı?

U- Burnunu karıştırıp sandalyenin altına silenleri araştırıyorum.

Ç- Bunca şair arasında size de bir pay düştü mü?

U- Çok az bir 'kıl payı' düştü!

Günün Sözü


Çölde kimse yok dersin, dersin de serapı görmezsin

10 Ekim 2010 Pazar

Hafif Raylı Sistem



10-10- 2010 Hafif Raylı Sistem Samsun'da

11 Eylül 2010 Cumartesi

Günün Sözü

Bu Anayasa referandumuna benden
"hayır"
gelmez!

9 Eylül 2010 Perşembe

Bizim Hüseyin

Yıl 2002... PopStar yarışmaları elemelerinin bir ayağı da Samsun da yapılacaktır. Yer Gazi sosyal tesisleri... Malum pek çok gencin hayalidir; kısa yoldan şan şöhret olmak. Sesine ve fiziğine güvenen bizim Hüseyin de elemelere katılmaya karar verir.(Gerçi benim de Şifa hamamında sesim güzel çıkıyor ya neyse.) Jüride kimler var bakalım; Osman Tan Erkır, Deniz Seki, Garo Mafyan, Huysuz Virjin. İbrahim Tatlıses ise son anda katılamıyor. Oysa Hüseyin İbo’nun bebeğim adlı şarkısını seslendirecektir. Heyecanlı bekleyiş sonrası Hüseyin kendini jürinin karşısında bulur. Tam bebeğim der demez, gözü Deniz Seki’nin dekoltesine takılınca alfabenin iki harfini oracıkta yutuyor! O günden sonra r ve ş harflerini söylemekte zorlanan Hüseyin için PopStar macerası da sona erer. Jürinin, "Sen bu sesle mi katıldın pop stara" demeleri de cabası. Pop star Hüseyin Etilerdeki barlarda şarkı söyleme şansını da kaybeder. Oysa biz onu Atakum Belediyesi'nin düzenlediği Ramazan etkinliklerinde bile görmeye razıydık. Alfabenin yalnızca 27 harfini kullanabildiği için sakat maaşı alması gerekirken maalesef onu da alamıyor. Şayet yeni anayasada böyle bir düzenleme olursa bende Evet diyeceğim. Hüseyin, hadi kirpi de bakim! Bir de şerefsiz de! Canımı ye. Bana demeyeceksin oğlum... Peki PopStar Hüseyin şimdi ne mi yapıyor; en son elinde ütü masasıyla Atakum sahiline sörf yapmaya gidiyordu!

20 Ağustos 2010 Cuma

6 Ağustos 2010 Cuma

Sebzeli tavuk


Foto: A. Ertürk

23 Temmuz 2010 Cuma

Günün Sözü

Benden mezarcı falan olmaz
gömme özürlüyüm
!

20 Temmuz 2010 Salı

12 Temmuz 2010 Pazartesi

Günün Sözü

Ne kadar sularsan sula
Keser sapından fidan olmaz!

1 Haziran 2010 Salı

Van Minut- Bir Dakika!

Not: Bu yazı Başbakan Erdoğan'ın 'One Minute' çıkışı sonrasında yazılmıştı. Görünen o ki değişen birşe yok!

Geçenlerde Samsun Site Camii altında 'Filistin'e Destek' kampanyası için düzenlenen kermes vardı. Hemen daldım içeri çok sevdiğim yiyeceklerden keşkek tabağı aldım. Kaşığı tam ağzıma götürüyordum ki; duvardaki fotoğraflarda, parçalanmış, cansız bedenleriyle yatan kara kara insanları gördüm, çocukları gördüm... Lokmalar boğazıma takıldı. Her insanın kalbini acıtacak görüntülerdi.

Filistin halkı ne kadar çaresizse yazık ki biz de o kadar çaresizdik bunu hissettim. Birşey daha hissettim. Filistinli bir çocuğun "küçük çocukları küçük mermilerle mi vuruyorlar anne" işte bu söz İsrail mermilerinden daha çok acıttı!

İslam ülkelerinin durumunu anlatmak için Fethullah Gülen Hocaefendi'nin şu sözünü hatırlatmak yerinde olacaktır: "İslam ülkeleri diye bir şey yoktur. Müslümanların yaşadığı topraklar vardır."

Ben bu Arap ülkelerinin suskunluğundan bir şey anladıysam "arap olayım", olayım da İsrail'e bir tepki vermeyeyim!

Onlar öyle de ya içimizdeki İsrai'i üzmeden Filistin yazısı yazan 'edebi anarşistler'den Oray Eğin ve Engin Ardıç'a ne demeli? Sırf anti-semitizm korkusundan zalime ve zulme kalemle de olsa karşı duramayacak mıyız? Ölen çocuklar aşkına… İnsanlık adına…

"Yahudilerin hepsini öldürmediğim için bir gün bana kızacaksınız" Adolf Hitler'in bu sözlerine katılmak mümkün değil elbette. Şayet intikam alacaklarsa bunu Alman Nazilerden almaları gerekmiyor mu?

Çin Lideri Mao yıllar önce "İsrail'in nüfusu ne kadar?" diye sormuş. 2,5 milyon cevabını alınca Mao "Hangi otelde kalıyorlar?" demiş . Şimdi nüfusları 7 milyon ama 7 milyarlık dünyaya meydan okuyorlar. Asıl sorulması gereken bu gücü nerden alıyor? Amerika'dan mı? Zannetmiyorum. Bizim güçsüzlüğümüzden, korkaklığımızdan olmasın sakın.

Ateş henüz sönmemiş

Uzağa gitmiş olamazlar

Haydutların izini süren şerif ve arkadaşlarının söylediği western filmlerinden bir replikdi bu. Evet ateş henüz sönmemiş, sönecek gibi de değil. Evet İsrail'in haydutları uzağa gitmiş olamazlar. Ama peşlerinden gidecek ne bir şerif var ne de kasaba halkı... Sanki üzerlerine ölü toprağı serpilmiş!

Bir Venezuella Devlet Başkanı Hugo Chavez (ki İsrail Büyükelçisini ülkesinden kovmuştu). Bir Yıldız Tilbe; canlı yayında bir tepki gösterişi vardı, o cüsseyle bu ses ondan mı çıkıyor demekten kendimi alamadım. Ve bir de Başbakanımız Erdoğan. Tam sözün bittiği yerdeyken ne olduysa o siyaset literatürüne girecek sözü söylüyor: One minute (van minüt) işte o bir dakika uzun vadede Ortadoğu'da tüm dengeleri değiştirecek. O bir dakika hem BM Genel Sekreteri Moon'a, hem Arap Birliği Genel sekreteri Amr Musa'ya, hem İsrail Devlet Başkanı Peres'e, hem de bütün Dünyaya ders vermiştir.

Siyasi görüşü ne olursa olsun Başbakan Eroğan'ın bu haklı tavrını görmezden gelenlerin ben samimiyetinden şüphe ederim. Çarşaf kadar imparatorluktan, mendil kadar bir toprakta yaşamak zorunda bırakılan bir milletin kendine gelmesidir bu çıkış. İsrail'e secde eden tüm liderlere ve ülkelerine ithaf olunur.

"Bir çığlık bir çığ meydana getirir!" demişti Soljenitsin. O çığlık Davos'ta bir çığ meydana getirmiştir. Tüm zalimler üzerine düşecektir. Kısa vadede kazanıyor görünenler uzun vadede kaybedenler olacaktır. Herkesin bir hesabı varsa Allah(c.c)'ın da bir hesabı vardır.

Filistinli o çocuğun annesine sorduğu sorunun cevabını kim verecek; "Anne küçük çocukları küçük mermilerle mi öldürüyorlar?"

30 Mayıs 2010 Pazar

Günün sözü

Yeni bir nakliye şirketi kurdum,
Kova burcumun
tüm özelliklerini taşıyacak!

24 Mayıs 2010 Pazartesi

Sondaj Çukuru Müfredatı!

İki akşam önce televizyon kanallarında dolaşırken, Samsun’ da yayın yapan yerel Klas TV’ de liseler yarışıyor programıyla karşılaştım. Adetim değildir ya bir bakayım dedim. Üç lise yarışıyor, ismi lazım değil.

Genel kültür sorusu coğrafya ile ilgili.
Soru geliyor;
Yeryüzünde (Okyanusta) ölçülebilmiş en çukur yerin adı nedir?
A Lisesi; Marinna Çukuru ki doğru cevap.
B Lisesi; Cevap yok!
C Lisesi; Sondaj çukuru!

Ben gülmekle ağlamak arasında bir yüz ifadesindeyken oğlum espriyi patlattı; öyle bakma baba, iyi ki ‘göbek çukuru’ demediler!’
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...